Detaylı bilgi için betves adresini inceleyebilirsiniz.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”ne katıldı.
Savunma sanayiiyle ilgili önemli ifadelerde bulunan Erdoğan, gemilerin donanma envanterine katılmasını da kutladı.
“SON DERECE KAOTİK BİR DÖNEMİN İÇERİSİNDEYİZ”
Türkiye’nin yeni dönemin ruhunu çok erken bir şekilde kavradığını belirten Erdoğan, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin içerisindeyiz” ifadesini kullandı.
Aynı anda birçok savaş gemisinin üretilebildiğine dikkat çeken Erdoğan, bu gemilerin yüzde 80 oranında yerlilikle inşa edildiğini aktardı.
“TÜRKİYE-ROMANYA DOSTLUĞUNU BİR ADIM DAHA İLERİ TAŞIYORUZ”
Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
“Bugün dünyanın gözdesi İstanbul’da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir sembolüne tanıklık etmek amacıyla bir araya geldik. Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bu törenle, tarih boyunca süregelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha ileri taşıyoruz.
Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar açık deniz karakol gemimizi envantere katarak büyük bir gurur yaşıyoruz. Aynı platformdan çıkan ve aynı mühendislik aklının eseri olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”
“KAOTİK BİR DÖNEMİN İÇERİSİNDEYİZ”
“Konuşmama başlarken bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünya Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşamaktadır. Alışılmış kalıpların yıkılmasıyla birlikte bizim ‘zor oyun bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması ortaya çıkıyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına devredilemeyecek kadar kritik olduğunu bize tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği oldukça kaotik bir dönem içindeyiz.”
“SAVUNMA İHRACATINDA DÜNYANIN 11. BÜYÜK ÜLKESİYİZ”
“Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu erken fark eden ve en doğru şekilde anlayan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun itici gücünü savunma sanayimiz oluşturmaktadır. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle ilerlediğimiz yolda hamdolsun son 23 yılda önemli adımlar attık. Engellerle, kısıtlamalarla ve gizli ya da açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedeflerimize ulaşmak için sabırla çalıştık. Kendimize güvendik, savunma sektörümüze inandık. Sonuç olarak 23 yıl önce hayal bile edilemeyecek seviyelere ulaştık.
Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi durumundayız. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 yıl önce yıllık ihracatımız 248 milyon dolar iken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştirmekteyiz.”
“50’DEN FAZLA SAVAŞ GEMİSİNİ ÜRETMEKTAYIZ”
“Savunma sanayimiz, Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve verimli günlerini yaşamaktadır. Bugüne dek farklı coğrafyalara 140’tan fazla deniz platformu ihraç ettik. En küçük botlardan SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya kadar birçok su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkanlarla inşa edebilmekteyiz. Aynı anda en fazla savaş gemisi üretebilen ülkelerden biri konumundayız. Şu an dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’den fazla savaş gemisini üretmekteyiz.
Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine kadar farklı türlerdeki platformların yüzde 80’inin üzerinde yerlilik oranıyla üretimini gerçekleştiriyoruz. Ayrıca çeşitli ihtiyaçlara yönelik insansız deniz araçları üzerinde araştırma geliştirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Yürütülen projelerin toplam değeri ise 25 milyar Euro seviyesine ulaşmıştır.”
“GEMİLERDEKİ SİSTEMLER YERLİ ŞİRKETLER TARAFINDAN ÜRETILDI”
“Bu durum ülkemiz açısından büyük bir gurur kaynağıdır: TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım yeteneğine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım kapasitesine ulaşmıştır. Bu kabiliyeti şimdi daha da güçlendirmekteyiz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’nci ülke konumuna yükselmeye hazırlanıyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri; radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri Türk mühendisleri tarafından geliştirilmektedir.
Gemilerimiz muadillerine kıyasla daha yüksek nitelikte olup milli mühimmatlar ve silah sistemleriyle donatılmıştır. Hamdolsun her alanda kendimizle yarışarak kendi belirlediğimiz hedeflerin ötesine geçmeye çalışıyoruz.
Dünyanın içinde bulunduğu zorlu güvenlik ortamı dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayi alanındaki imkanlarımızı dost ülkelerle paylaşmayı görev kabul ediyoruz. Romanya’nın bizim için özel önemi vardır; Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla geliştirdiği köklü ilişkiler tarihi zirveye ulaşmaktadır. Münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık düzeyine taşıdık ve 2024 yılında kurduğumuz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizdeki somut ifadesidir.”
“TÜRKİYE TARİHİNDE İLK KEZ…”
“Kam Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz’in güvenliğini birlikte sağlama iradesinin belirgin göstergesidir. Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Türkiye’nin Romanya ile Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele gibi birçok alanda gelişen işbirliğini değerli buluyoruz ve önümüzdeki dönemde bunun artmasını temenni ediyoruz.
Bunun yanı sıra bugün teslim ettiğimiz gemilerde kullanılan savaş yönetim sistemi ile arama-ateş kontrol radarları tamamen yerli şirketlere aittir Aselsan, Roketsan gibi firmaların öncülüğünde oluşturulan güçlü savunma altyapımız sayesinde bunların üretimi hızlıca gerçekleşmiştir.Türkiye tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye savaş gemisi ihraç etmektedir ki bu da Türk deniz platformlarının kalitesini tüm dünyaya kanıtlamıştır.
Kahraman Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı bugün hizmete alıyoruz.Bu açık deniz karakol gemisi projesi kapsamında inşa edilen platform birçok görevi başarıyla yerine getirecektir.”
“NE HAK YERİZ NE DE HAKKIMIZI YEDİRİRİZ”
“Türkiye’nin amacı bölgemizde gerilim yaratmak değil barışı, adaleti huzuru sağlamaktır.Başka kimseyle kriz peşinde değiliz.Aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü işbirliğinden yanayız.Kimsenin toprağında gözümüz yoktur.Bunun yanında hiç kimsenin egemenliğimize kastetmesine izin vermeyiz.
Bizim ilkemiz nettir: Ne hak yeriz ne de hakkımızı yedirtiriz.Dost ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkıda bulunmak ise bunun doğal gereğidir.Bugün burada denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim vizyonun somut örneğidir.”
Güncel erişim için betves giriş sayfasını ziyaret edebilirsiniz.