5 Haziran 2026 tarihli habere göre, Türkiye’nin doğu ucunda yer alan Iğdır, Afrika ile Rusya arasında göç eden kuşların sıkça kullandığı bir güzergah üzerinde bulunuyor. Şehir merkezinden 800 metre yükseklikteki alanlardan, güneydeki Aras Dağları’nın 3 bin 200 metrelik zirvelerine kadar uzanan çeşitli yüksekliklerde, şimdiye kadar tam 348 kuş türü gözlemlenmiştir. Bu türlerden biri de, Türkistan’dan Sahra altına kadar uzanan bir göç yoluna sahip olan çayır delicesidir (Circus pygargus). Araştırmalar, bu kuşların Tuzluca ilçesine bağlı Dipsiz köyü çevresindeki 2 bin 100 rakımlı çayırlık alanlarda ürediğini ortaya koymuştur.
Çayır delicesinin kanat açıklığı yaklaşık 1 metreye ulaşırken, ağırlığı 250 gram ile 450 gram arasında değişmektedir. Bu özellikleriyle, çayır delicesi dünyadaki en hafif yırtıcı kuşlar arasında yer alıyor. Diğer yırtıcı kuşlardan farklı olarak, bu tür uzun mesafeleri kanat çırparak kat ediyor; termal akıntılardan faydalanmıyor. Adını, yaygın olarak çayırlarda yaşamasından ve dalgalı bir uçuş tarzına sahip olmasından alıyor.
Iğdır Üniversitesi Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi (KUŞMER) Müdürü Dr. Emrah Çelik, dünya genelinde çayır delicesinin popülasyonunun 300 ila 550 bin birey arasında olduğunu, fakat bu sayının Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre azalma eğiliminde olduğunu belirtti. Türkiye’deki varlığı hakkında bilgi veren Çelik, daha önce İstanbul Boğazı’nda 12-14 birey ve Adana-Ceyhan bölgesinde geçiş kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. “Burada erkek ve dişi bireylerin kayıt altına alınması, bu bölgenin tür için üreme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor,” dedi.
Çelik, çayır delicesinin, kemirgenler ve tarım zararlıları gibi türlerin doğal kontrolünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bu yırtıcının besin zincirinin üst basamağında yer alması, sağlıklı bir ekosistemin işleyişi açısından kritik bir öneme sahip. Çelik, önceki çalışmalarda Bayburt’ta türün geçici bir geçiş alanı olarak kullanıldığını, bu çalışmada ise burada 20 bireylik bir popülasyonun kaydedildiğini belirtti. “Bu durum, türün zamanla burayı kalıcı bir yaşam alanı haline getirebileceğini gösteriyor. Iğdır’da yeterli düzeyde popülasyon tespit edilmesi bizim için önemli bir bulgu,” diye ekledi. (AA)
